Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

UPC, Fujifilm v. Kodak Kararıyla Sınır Ötesi Patent Yetkisine İlişkin Yol Haritasını Çizdi

Birleşik Patent Mahkemesi (UPC) Temyiz Mahkemesi, 2 Haziran 2026 tarihli Fujifilm v. Kodak kararıyla, UPC üyesi olmayan ülkelerde valide edilmiş Avrupa patentlerine dayalı ihlal davalarında uygulanacak yetki kurallarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Karar, özellikle Avrupa patentlerinin UPC dışındaki ulusal validasyonlarına yönelik ihlal iddialarında mahkemenin hangi sınırlar içinde hareket edeceğini ortaya koyması bakımından emsal niteliği taşıyor.

Yetkinin Varlığı ile Yetkinin Kullanılması Ayrı Değerlendirilecek

Kararın en önemli tespitlerinden biri, mahkemenin yargı yetkisine sahip olması ile bu yetkiyi kullanmasının birbirinden farklı hukuki değerlendirmeler olduğunun açıkça ortaya konulması oldu.

Temyiz Mahkemesi, davalının UPC’ye taraf bir üye devlette yerleşik olması halinde Brüksel I bis Tüzüğü’nün 4. maddesi uyarınca UPC’nin uluslararası yargı yetkisinin doğacağını belirtti. Mahkemeye göre bu yetki, uyuşmazlığın UPC dışındaki ülkelerde gerçekleşen fiillere ilişkin olması nedeniyle forum conveniens benzeri gerekçelerle reddedilemez.

Bununla birlikte, mahkeme bu yetkinin kullanılmasının yalnızca ilgili ülkenin patent hukukuna değil, aynı zamanda uluslararası hukuk ilkelerine ve uluslararası nezaket (comity) ilkesine uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Böylece UPC’nin geniş uluslararası yetkisi korunurken, bu yetkinin uygulanmasına belirli usuli sınırlar getirildi.

Geçersizlik İtirazları İçin Çerçeve Belirlendi

Karar, UPC dışındaki validasyonlara ilişkin geçersizlik itirazlarının nasıl ele alınacağı konusunda da yol gösterici ilkeler ortaya koyuyor.

Mahkemeye göre, UPC dışındaki ulusal validasyonun doğrudan hükümsüzlüğünün tespiti talep edildiğinde UPC bu konuda karar vermeye yetkili değildir.

Ancak dava yalnızca patent ihlaline ilişkinse, izlenecek yol UPC bölgesindeki patentin durumuna göre değişecektir.

  • UPC bölgesindeki patent geçersiz bulunursa, patent sahibinden UPC dışındaki taleplerini geri çekmesi istenebilecek; gerekli görülmesi halinde dava askıya alınabilecek veya reddedilebilecektir.
  • UPC bölgesindeki patent geçerli bulunur ve ihlal tespit edilirse, UPC dışındaki validasyonlar bakımından koşullu hukuki koruma (conditional relief) sağlanabilecektir.

Koşullu Koruma Mekanizması

Kararın dikkat çeken yönlerinden biri de koşullu koruma yaklaşımı oldu.

Bu modele göre UPC, UPC dışındaki ulusal validasyonlar bakımından tazminat veya diğer hukuki korumalara hükmedebilecek; ancak ilgili ülkenin yetkili mahkemesi daha sonra söz konusu patenti geçersiz sayarsa, bu koruma kendiliğinden etkisini kaybedecek.

Mahkeme bu yaklaşımın, Brüksel I bis Tüzüğü’nün 24(4). maddesi, uluslararası nezaket ilkesi ve etkin yargısal koruma arasında denge kurulmasını sağladığını değerlendirdi.

Diğer Önemli Değerlendirmeler

Kararda yalnızca uluslararası yetki konusu değil, uygulamaya ilişkin çeşitli önemli hususlar da ele alındı.

Temyiz Mahkemesi, UPC’nin uluslararası yetkisinin ortak haksız fiil (joint tortfeasor) iddialarını da kapsayabileceğini; ancak sorumluluğun yine ilgili ülke hukukuna göre belirleneceğini ifade etti.

Önceki kullanım hakları bakımından ise UPCA Madde 28 kapsamında bu hakların ulusal hukuka tabi olduğu teyit edildi. Somut olayda Alman validasyonu açısından Alman hukukunun uygulanacağı belirtildi.

Mahkeme ayrıca, UPC’nin ön yüklemeli usulünde tarafların, daha önce ileri sürdükleri iddiaları desteklemek amacıyla sonradan ek delil sunabileceklerini de kabul etti.

İhtiyati Tedbir Yetki Nedeniyle Değil, Esastan Kaldırıldı

Temyiz Mahkemesi, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararını kaldırdı. Ancak bu karar, UPC’nin yetkisiz olduğu gerekçesiyle değil; davacının ihlal iddiasını uygulanacak ulusal hukuk ve somut olay bakımından yeterince ispatlayamaması nedeniyle verildi.

Sayısal Aralıkların Yorumu

Kararda patent istemlerinin yorumlanmasına ilişkin önemli bir açıklama da yapıldı. Mahkeme, istemlerde yer alan sayısal aralıkların otomatik olarak üretim veya ölçüm toleranslarını içerdiği yönünde genel bir kural bulunmadığını belirtti. Böyle bir değerlendirmenin, patentin bütünü ve ilgili teknik alandaki uzman kişinin anlayışı dikkate alınarak her somut olay özelinde yapılması gerektiği vurgulandı.

Kararın Önemi

Fujifilm v. Kodak kararı, UPC’nin UPC dışındaki Avrupa patenti validasyonlarına ilişkin sınır ötesi yetkisini açıklığa kavuşturan en önemli içtihatlardan biri olarak öne çıkıyor. Karar, UPC’nin Brüksel I bis Tüzüğü uyarınca geniş bir uluslararası yargı yetkisini benimsediğini; buna karşılık bu yetkinin kullanılmasında ulusal patent hukukunu, uluslararası nezaket ilkesini ve usuli denge mekanizmalarını gözeten pragmatik ve yapılandırılmış bir yaklaşım izleyeceğini ortaya koyuyor. Bu yönüyle kararın, gelecekte UPC önünde görülecek sınır ötesi patent uyuşmazlıkları açısından önemli bir emsal oluşturması bekleniyor.