T.C.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ
E. 1987/512
K. 1987/898
T. 17.02.1987
Konu Başlıkları
- Haksız Rekabet (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında Korunan Eserler)
- Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa Göre Korunan Eserler (Haksız Çoğaltmanın Kanıtlanması Gereği)
- Haksız Çoğaltma İddiası (Eser Sahibinin İspat Yükümlülüğü)
Dayanak Maddeler:
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 56-57
ÖZET
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan eserlere ilişkin haksız rekabet davalarında, davacının, kendisine ait eserlerin davalı tarafından haksız olarak çoğaltıldığını ispat etmesi gerekir.
DAVA
Taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.1986 tarih ve 288/181 sayılı hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmış, eksikliklerin giderilmesinden sonra dosya incelenmiştir.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortakları olan çok sayıda müzik yapımcısının büyük masraflarla ürettiği ve piyasaya sürdüğü plak ve kasetlerde yer alan müzik eserlerinin, davalı tarafından herhangi bir hakka dayanmaksızın çoğaltılıp satıldığını, bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek;
- 1.500.000 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsilini,
- Haksız rekabete konu kasetlerin toplatılmasını,
- Haksız rekabetin önlenmesini,
- Hüküm özetinin gazetede yayımlanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, davacının eserlerin kendisine ait olduğunu ve davalının bu eserleri haksız olarak çoğaltıp sattığını ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
YARGITAY’IN DEĞERLENDİRMESİ
Dosya kapsamındaki deliller, mahkemenin karar dayanakları ve gerekçesi birlikte incelendiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HUMK’un (2494 sayılı Kanun ile değişik) 67/III. maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
SONUÇ
Davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına,
1.500 TL temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile bakiye harcın temyiz edenden alınmasına,
17.02.1987 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, müzik sanatçılarıyla yaptığı anlaşmalar uyarınca onlara ait müzik parçalarından oluşan plak ve kasetler ürettiklerini; davalının ise bu plak ve kasetleri kendi cihazlarıyla çoğaltarak satmak suretiyle hem Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na hem de Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin 56 ve devamı maddelerine aykırı davrandığını belirterek 1.500.000 TL tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili, bazı usul itirazlarında bulunmuş ancak davacının böyle bir dava açma hakkı bulunmadığına dair bir savunma ileri sürmemiştir.
Mahkeme, davacının sunduğu delillerin, davalının davacıya ait plak ve kasetleri isimsiz olarak çoğaltıp sattığını ve bu ürünlerin imtiyazının davacıya ait olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
1. Davacının Eser Üzerindeki Hakkı
Davalı böyle bir savunma yapmamıştır. FSEK m.11/1 uyarınca, yayınlanmış bir eserde adı bulunan kişi, aksi ispat edilinceye kadar eser sahibi sayılır.
Davalı, bu karinenin aksini ne ileri sürmüş ne de ispatlamıştır.
Eser üzerinde isim bulunmaması hâlinde de FSEK m.12 uygulanır.
Bu maddeye göre, yayımlanmış bir eserin sahibi belli değilse, yayımlayan veya o da belli değilse çoğaltan kişi, eser sahibine ait hakları kendi adına kullanabilir.
Dolayısıyla yayımlayan kimse, eserin sahibi sayılır ve eser sahibinin tüm haklarını —dava açma hakkı dahil— kullanabilir.
Bu nedenle mahkemenin, “eserlerin imtiyazının davacıya ait olduğu ispatlanamamıştır” yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
Bu durumda davacının FSEK m.6 uyarınca işlenmiş eser sahibi ve m.22 uyarınca da çoğaltma hakkının sahibi olduğunun kabulü gerekir.
2. Delil ve İnceleme Eksiklikleri
Davacı, dava dilekçesinde delillerini açıkça belirtmiş, ayrıca “mahkemenin gerekli göreceği diğer yasal delillerin sunulacağını” beyan etmiştir.
Yargıcın görevi, tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirmenin yanı sıra, yargılamayı aydınlatacak delillerin toplanmasını sağlamaktır.
HUMK m.75/3, 275 ve 363 hükümleri uyarınca, hâkim gerek görürse bilirkişi incelemesi veya keşif kararı verebilir.
Ne var ki, mahkeme;
- Davacıya, dava konusu plak ve kasetleri ibraz ettirmemiş,
- Hakkında ihtiyati tedbir kararıyla el konulan davalıya ait kasetleri getirtmemiş,
- Haksız rekabet veya FSEK’e aykırılık yönünden bilirkişi incelemesi yaptırmamıştır.
Bu nedenlerle eksik inceleme ile karar verilmiş, davanın reddi hatalı olmuştur.
Hükmün bu gerekçelerle bozulması gerekirken onanması yönünde karar verilmesine katılmıyorum.
Karşı Oy Sonucu
Yukarıda belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği kanaatindeyim.

